30 Ağustos 2017 Çarşamba

BİR MACERANIN SONU / END OF AN ADVENTURE

Evet, 13 Ocak 2017'de çıktığım yoldan 28 Ağustos 2017 itibariyle dönmüş bulunmaktayım. Haberi biraz geç yazdım, çünkü kısmen sürpriz yapmayı planlıyordum, kısmen de telefonumun kamerası bozuk ve şarjı bitikti. Acı tatlı çok anı, bir dolu hostel odası, otobüs, tren, feribot ve uçak koltuğu, müze, ören yeri, park, bahçe, dağ patikası, buluşulan eski arkadaşlar, yolda tanışılan yeni arkadaşlar diyerek bu güne geldik. Yazıları ve fotoğrafları; günlüğümü düzeltip fotoğrafları kategorilendirdikten sonra buraya aktaracağım. Ne de olsa artık bilgisayar da var, zaman da.

Döndüm yani. Selamlar ;)

Yes. I have returned from the journey I started off on January 13, 2017 by August 28, 2017. I am writing the news a little bit late, because I was partly planning a surprise...and partly my phone camera was broken & the batteries were dead. At this point I have had bitter and sweet memories, a lot of hostel rooms, seats of buses, trains, ferries and planes, museums, ruins, parks, gardens, mountain paths, old friends met on the road, new friends made on the road...I will be writing and loading photos here after setting my diary and categorizing the photos. Now that there's both time and a PC.

Thus, I have returned. Regards ;)

15 Nisan 2017 Cumartesi

TATSIZ BİR DUYURU

Bu blogu ve sayfayı açarken sürekli olarak güncel gezi yazıları yazmayı planlamıştım. Lakin işler istediğim şekilde gelişmedi. Hatta kapatmak bile aklımdan geçmiyor değil. Neyse, bari biraz seyahat tavsiyesi vereyim. İlki şu: eğer ülkeniz bizimki gibi siyaseten karışık ise erken vakitte seyahat planı yapmamanız, hadi yaptınız diyelim, çok fazla sosyal medyaya takılmamanız. Çünkü moraliniz bozulur. Yarın itibariyle referandum olacak ve ben planı daha bu durum piyasada yokken yaptığım ve yurtdışı seçmen kaydım da olmadığı için çok istememe rağmen oy kullanamamaktayım. İçimde yara oldu bana. Her ne kadar kazanacağımıza inanmasam da en azından görevimi yapmış olacaktım. Tek beni avutan şey, bugüne kadar oy verdiğim tarafın kazandığı tek seçim, oy vermediğim seçim olduğundan, belki bir totem olur diye ummamdır. İşin enteresan tarafı, bir tek tercihimin kazandığı durum, yerel seçimde ilçe belediyesi ve muhtarlık olur...ve o oy vermediğim tek seçim aynı zamanda yerel seçimdi ve oy vermeyi düşündüğüm belediye adayı kazanamamıştı. Belki uğursuzluk bendedir, ne diyeyim. Son derece umutsuzum aslında. Umarım hayırlısından, güzel bir sonuç çıkar. Herkesten oy veremeyeceğim için özür dilerim. Elinizden geleni yapın ve sonuç ne olursa olsun çok dikkat edin olur mu?

A SAD NOTICE

When I opened this blog and facebook page, I was hoping to update this with many episodes of my travels, but things turned out otherwise. I actually am thinking of closing from time to time. Well at least I can give some travel advice. If your country is politically unstable like mine, don't make plans too well in advance and if you do, don't be too involved in social media. It really breaks your heart. The thing is, there will be an important referendum tomorrow and I will not be able to vote and it breaks my heart. Even I don't believe my side is gonna win.

23 Ocak 2017 Pazartesi

BÜYÜK KONUŞMAMAK ÜZERİNE:

Bu blog ve facebook sayfasını oluştururken kafamda, gittiğim yerlerden kolayca güncelleme ve paylaşım yapabıleceğimi sanıyordum. Galiba kazın ayağı öyle değilmiş. Artık hostellerde müşteri kullanımına açık bilgisayar yok, el konur monur korkusu ile laptop falan da götürmeyince internet kafelere kaldım, artık onlar da az. Olanların da kameramı görmeme gibi bazı problemleri var. Buluta aktaracağım da, oradan seçip siteye yükleyeceğim de....bi yer buldum şu anda ama sayısı artan resimleri yüklemesi tabi ki vakit alıyor. Yetişmem gereken bir tren olduğu için onu bile bugün bitiremeyebilirim. Umarım İran'a gitmeden evvel bütün paylaşımımı bitirebilirim, zira orada Facebook yasak ve Blogspot'tan da emin değilim.


Bu meyanda halen doyurucu bir yazı ve resim paylaşımı yapamadığım için herkesten özür dilerim. Biraz büyük konuşup haddimi bilememişim. Geçtiğimiz Salı giriş yaptığım Gürcistan'da Batum, Kutaisi ve son 3 gündür de Tiflis'i dolaştım. Bu gece treni ile Erivan'a (Ermenistan) geçiyorum. Evet, biraz tartışmalı bir yer diyebilirim. Sebep hem rotam için en direkt geçiş oluşu, hem de vize konusunda tuhaf bir şekilde Azerbaycan'dan daha kolay oluşu. Şimdi işin siyaset kısmına girmeyeceğim. Belki daha sonra bazı izlenimlerimi aktarırım. Şimdilik hoşçakalın.


ON NOT TALKING BIG:

As I created this blog and the Facebook page, I thought in my head that I could easily give updates and share things. Apparently this would not be the case. Now hostels mostly don't have computers for customer use, I was afraid that it would be confiscated, so I did not have a laptop either. I'm stuck with internet cafes-which are getting rarer too-and the ones I can find have some problems of not being able to detect my camera. Uploading them to a cloud service, choosing among them to upload the site, etc...I found somewhere but it naturally takes time to upload all the pictures. I might not finish uploaing them as I have a train to catch this evening. I hope I can finish sharing before entering Iran, as Facebook is banned there and not sure about Blogspot either.

About this, I apologize everyone for not giving a comprehensive report and pictures. I have talked too big and did not know my place. Within Georgia which I had entered last Tuesday, I wandered in Batumi, Kutaisi and Tbilisi, in which I was for the last 3 days. This evening, by night train, I'm passing to Yerevan, Armenia. Yes, it's a kinda controversial place I might say, considering my country. The reason for this, it's a more direct place for my route and surprisingly easier on visa than Azerbaijan, given our relations. I won't be entering the realm of politics, maybe I can give some of my insight. Goodbye for now.

15 Ocak 2017 Pazar

BİR DUYURU

 Yol doğal olarak biraz hayhuy içinde geçtiği ve yanımda bilgisayar bulunmadığı için bloga ve sayfaya şu an için tatmin edici, bol resimli bir şey yazabilmem zor. Şimdilik bir internet kafeden mevcut resimleri bulut servisine aktarıyorum. Biraz uzun sürecek gibi. Sonra da yemek falan yeyip yatacağım. Yazı da yarına muhtemelen. O zamana kadar yolculuk adına yaptığım çalma listemi koyayım en azından. Not: Sınırdan çıkış Salı'ya kalmıştır.

 A NOTIFICATION

As the voyage is kinda in a rushing manner and not having a PC with me, now it's kinda hard to write a full entry with many photos. Now I'm uploading the existing pictures to a cloud service from an internet cafe. It seems to take long. After that I'll eat something and go to bed. The entry will be written tomorrow. Until then, I'll put my playlist in the name of my trip. PS: Exiting the border will be Tuesday.


https://www.youtube.com/playlist?list=PLB41TBnxv5VVGhFlziLBYXJkrlRAI288a

13 Ocak 2017 Cuma

ÇIKARKEN / DEPARTING:


Aklımdaki rota yukarıdaki gibidir. Bugün uçakla Ordu'ya geçip, oradan Giresun, Trabzon, Hopa üzerinden Gürcistan'a giriş yapacağım. Muhtemelen pazartesiye

The route I have on my mind is above. Today, I'll go to Ordu by plane, then pass to Georgia after passing through Giresun, Trabzon and Hopa.

Aşağıda da yol arkadaşım yahut vals partnerim "Bayan Matilda Osprey" var :)
And below is my travel mate or waltzing partner "Miss Matilda Osprey" :)


(Avustralya folk şarkısı Waltzing Matilda'dan ilham aldım bu benzetmede. Orada gezici işçi "Swagman"ler çantalarıyla oradan oraya gezmelerine "Waltzing Matilda" derlerdi. Şarkı da aşağıda:

For this, I was inspired by the Australian folk song Waltzing Matilda. There, Swagmen, wandering laborers would refer to their wandering with their bags as "waltzing Matilda. Here's the song below:)

https://www.youtube.com/watch?v=SANzC9-a5yo

12 Ocak 2017 Perşembe

GİRİŞ, YAHUT "BU DA NEREDEN ÇIKTI"

Muhtemelen bu satırları okuyacak kişiler, zaten tanıdığım kişiler olacak ama, ola ki tanımadıklarımdan da giren eden olursa ilk önce kendimi tanıtayım. İsmim Ulaş. Bebekliği 70'lerde, çocukluğu 80'lerde, gençliği 90'larda geçen, bu sene içinde 40'ına girip tam olarak orta yaşlı olacak bir ademim. Çocukluğumdan beri farklı ülkelere ve dahi dillerine ilgim olmuştur. Bu durum bana iyi düzey İngilizce, idare eder bir Japonca ve dahi başlangıç seviyesinde bir Rusça olarak, bir de tercüme ve en uzunu turizm sektörü olmak üzere inişli çıkışlı, genelde yerinde saymalı bir iş hayatı olarak geri döndü. Bu en son sene her yerden gelen bir bunaltı hali beni en sonunda hazır henüz 40'ını geçmeden önce yapayım şunu dediğim bir "gap year" (mola yılı) planı ile sonuçlandı. Orijinal hedefim tam 1 yıl sürecek bir dünya turuydu. Lakin finansal olarak o kadar ileri gidemeyeceğimden dolayı şimdilik Asya kıtasına doğru yola çıkıyorum. Ayağımın gittiği yere kadar gezineceğim. Yarın (13 Ocak 2017) itibariyle başlıyorum.


INTRODUCTION, OR "WHAT THE HECK WAS THAT"

Those who'll read this will probably be the ones that already know me, but if ever somebody else reads this, let me introduce myself first. My name is Ulas from Istanbul, Turkey. My babyhood was in the 70s, childhood was in 80s and youth was in 90s, thus a guy who'll be middle-aged by this year by turning 40. I have been fascinated by different countries and languages since my childhood. This made me end up knowing a good level of English, a decent level of Japanese and a beginner's level of Russian, in addition to my native Turkish and a fluctuating working life mainly not with much progress, in translation and on tourism sector the longest. This year, a state of suffocation coming from all over ended up in a gap year plan, which I thought about doing before turning 40. My original purpose was a year-long world tour, but since financially it would be too hard, I am heading for Asia for now. I'll wander where my feet brings me to. I'll be starting as tomorrow 13 January 2017.